Prof. Dr. Bülent Oktay Soru Sor

Laparoskopi, 3-4 adet birer santimetrelik borucukların karın boşluğuna yerleştirilip, kamera ve çalışma aletleri ile bu borcukların içinden ameliyat yapılmasıdır. Kapalı ameliyat olarak ta bilinir. Dünyada son 10 yılda hızla yayılmıştır.

  • Çok  küçük ameliyat izi,
  • Daha az ağrı duyulması,
  • Günlük yaşama hızlı dönüş,
  • Ameliyat sahasının 10 kat büyük görülebilmesi,
  • Daha az kanama,
  • Toplam maliyetin az olması,   gibi avantajları vardır.

Laparoskopik olarak yapılan operasyonlar;

  • Laparoskopik Radikal Prostatektomi
  • Laparoskopik Benign Adenomektomi
  • ULaparoskopik Böbrek Taşı Alınması
  • Laparoskopik Piyeloplasti
  • Laparoskopik Tümör Nefrektomisi
  • Laparoskopik Parsiyel Nefrektomi

Özellikle 4 cm ya da daha küçük çaptaki böbrek tümörlerinde, tümörün böbrekteki yerine göre uygulanabilen bir tekniktir. Burada amaç kanser kontrolünü sağlarken, sadece kanserli tümör dokusunun çıkartılması ve  böbreğin kişide bırakılmasıdır.

Son 10 yılda laparoskopik tekniğin cerrahi uygulamaları, böbrek tümörlerini, hastayı açık ameliyat etmeden ve böbreği almadan tedavi etme olanağı vermektedir.

Açık parsiyelnefrektomi, organ (yani böbrek) koruyucu cerrahinin uygulanabileceği lokalize böbrek tümörlerinde standart yaklaşımdır. Bununla birlikte, 4-6 cm çapındaki bir kitleyi çıkartmak için karın kaslarına 20-25 cm lik büyükte bir kesi yapmak, artık tercih edilen bir yaklaşım olmaktan çıkmaktadır.Urolojiklavuzlarında da laparoskopik girişimler ön planda önerilmektedir.

Laparoskopik teknikte intrakorporealsütür (yani vücut içinde cerrahi dikiş ve düğüm atma) tekniklerinde artan deneyim ve gelişmiş laparoskopik  araçların varlığı, seçilmiş hastalarda laparoskopik teknikle de parsiyelnefrektominin uygulanabilir bir cerrahi yaklaşım olmasını kolaylaştırmıştır. Bu nedenle,karın boşluğuna yerleştirilen  3 ya da 4 adet1 cm lik borular yardımı ile  yapılan laparoskopikyöntem ile,küçük böbrek tümörlerinde de sağlam böbrek kısmı kişide bırakılıp, sadece tümör çıkartılabilmektedir. Kanser kontrolünde yapılan uzun ve orta dönemli bilimsel takiplerde laparoskopi de güvenle ve rahatlıkla uygulanabilecek bir teknik olarak kendisini ispatlamıştır. Tümörlü alan çıkartıldıktan sonra oluşan doku boşluğunun onarılması için laparoskopik tekniğin sunduğu avantajları kullanmak hasta için önemli olmuştur.

Eş zamanlı iki taraflı böbrek tümörlerindeveya  tek böbreği olan ve var olan böbrekte tümör oluşanlarda,parsiyelnefrektomi uygulanması gereklidir. Bunun yanında genç hastalarda  veya şeker(diyabet) ve hipertansiyonu olan kişilerde, ilerideki zamanlarda toplam nefron sayısı önemli olacağından, böbrek yermezliğinden korunmak için parsiyelnefrektomi yapılması uygundur ve önerilmektedir.

ROBOTİK VE LAPAROSKOPİK CERRAHİ İLE YAPILAN CERRAHİ İŞLEMLER

Robotik & Laporoskopik Cerrahi

Prostat kanseri tedavisinde robotik ve laparoskopik cerrahi

Prostat kanserinin cerrahi tedavisinde laparoskopik cerrahi, sunduğu avantajlar sayesinde, günümüzde radikal cerrahi modelinin ilk seçeneği olmuştur.

Laparoskopik cerrahi robotik sistem ile yapılırsa, robot yardımlı laparoskopik cerrahi denilmektedir.

daVinci Robotik Sistem ile gerçekleştirilen prostat kanseri ameliyatı Robotik Radikal Prostatektomi“  olarak adlandırılmaktadır.

Prostat içine sınırlı prostat kanseri saptanmış hastalara, 10-15 yıl öncesine kadar yaygın olarak, prostatın tamamen çıkarılmasını sağlayan geleneksel açık radikal prostat cerrahisi yapılmaktaydı. 2000 yılından itibaren ise laparoskopik radikal prostat cerrahisi tüm dünyada uygulanmaya başlamıştır. Bununla birlikte, uygulaması ve öğrenimi çok zor ve uzun olduğundan sınırlı sayıda cerrah tarafından uygulanır kalmıştır.

Bilgisayar, görüntü ve yazılım konularındaki ilerlemeler  sonrası birçok teknolojik avantajlar sunan daVinci Robot , 2002 yılından itibaren tüm dünyada çok hızlı bir gelişimle ve özellikle prostat kanseri cerrahisinde uygulanmaya başlamıştır. Günümüzde, Amerika Birleşik Devletleri’nde, prostat kanseri cerrahisinin %90-95’i  robotik yöntem  ile yapılmaktadır.

Robotik Cerrahide hastaya uygulanan cerrahi işlemdeki temel basamaklar konvansiyonel laparoskopidekiile benzerdir. Robotik cerrahi uygulayan cerrahın önceden ileri düzeyde laparoskopik cerrahi tecrübesinin olması, laparoskopi bilmeden direkt açık cerrahi tecrübe ile robotik uygulamaya geçen cerraha göre, ameliyatın başarısında fark yaratabilmektedir.

Robotik Cerrahide cerrahi işlem, cerrahın yönettiği robot kollarla, üç boyutlu, yüksek çözünürlüklü ve 10-12 kat büyütmeli görüntü altında, vücut içine borucuklardan yerleştirilerek kullanılan robotik kollarla yapılmaktadır. Bu robotik kolların en büyük avantajı, ince ve minik uçlarıyla, 3 doğrultuda olmak üzere 3 boyutta toplam 540° hareket kabiliyeti ile ve titremeksizin cerraha ameliyatı gerçekleştirme olanağı sağlamasıdır.

Prostat Kanserinde Robotik-LaparoskopikCerrahinin avantajları nedir?

-“Robotik veya laparoskopikCerrahi” sonrası hastanede kalış süresi 1 ya da 2 gün kadardır.

-Geleneksel açık cerrahi ile karşılaştırıldığında ameliyat sırasında çok az kan kaybı olmaktadır.

-Hastanede kalış döneminde ve sonrasında  çok az miktarda ağrı kesici kullanılmaktadır.

-Genellikle, cerrahiden sonraki ilk 5 ila 7 gün arasında idrar yoluna yerleştirilen sondaalınmaktadır.

– Robotik Cerrahi ile radikal prostat ameliyat sonrası hastalar, 2 ila  3 hafta içinde normal yaşamlarına  dönmektedir.

  • Laparoskopik Simple Nefrektomi
  • Laparoskopik Radikal Nefrektomi

Böbrek kanserinde böbreğin vücuttan çıkartılması için yapılan minimal invaziv (az travmaya yolaçan) cerrahi girişime laparoskopiknefrektomi denir. Bu teknikte, vücutta büyük bir ameliyat kesisi yapılmadan, sadece 3 ya da 4 delikten,1’er santimetre çapındaki borular (trokar) ile vücut içine yerleştirilen teleskop ve ince cerrahi aletler kullanılarak açık cerrahideki işlemlerin aynısı yapılmaktadır. Böbrek ameliyatlarında etkinlik açısından Robotik Cerrahi ile Laparoskopik  cerrahi arasında anlamlı bir fark yoktur. Öğrenimi zor olan ve deneyim için oldukça fazla ameliyat gerçekleştirilmesi gereken Laparoskopik teknik ile hastalarımıza yüksek çözünürlüklü, 3 boyutlu(özel gözlükler ile) ve 10-15 kat büyütmeli görüntü altında böbrek alma ameliyatı gerçekleştiriyoruz.

Laparoskopik basit nefrektomi,infeksiyon, taş, tıkanma, doğuştan gelişememe ve böbrek damar darlıklarına bağlı yüksek tansiyon gibi nedenlerle böbrek fonksiyonu kaybedilmiş bütün hastalarda rutin olarak uygulanmaktadır.

Laparoskopik radikal nefrektomi ise, böbrek kanserinde tümör çapı 12-15 cm’e kadar olan ve böbrekte sınırlı olan birçok tümörde böbreğin çıkartılmasında uygulanan minimal invaziv cerrahi tedavidir.

Laparoskopik Cerrahi  ‘de  teknik olarak periton zarı içinden (transperitoneal) trokarlar yerleştirilip, hasta 45-60o yan pozisyonda yatırılır. Böbrek tümörlerinde uygulanan açık cerrahi de genelde uygulanan ameliyat kesisi (insizyon) 20-25 santimetre iken, transperitoneallaparoskopikcerrahi de uygulanan ameliyat kesilerinden birisi 1.5 cm olup, diğer 2 ya da 3 adet adet ½ ve 1 cm.likküçükinsizyonlardır

Cerrahi süre yaklaşık 1.5-2 saattir. Hasta ameliyattan sonraki 1. ya da 2. gün evine gönderilmektedir.

LaparoskopikNefrektominin avantajları

  • Kısa süreli hastanede kalma ve hızlı iyileşme
  • Ameliyat sonrası daha az ağrı ve daha az ağrı kesici kullanma ihtiyacı
  • Normal günlük aktivitelere kısa sürede dönme
  • Küçük ameliyat kesileri nedeniyle daha az ameliyat izi ve skar görünümü
  • Üç boyutlu (3D), yüksek çözünürlüklü görüntü
  • 10-12 kat görüntü büyütmesi
  • Laparoskopik Canlı DonörNefrektomisi
  • Laparoskopik Böbrek Kisti dekortikasyonu
  • Laparoskopik Varikoselektomi
  • Laparoskopik RPLND
  • Laparoskopik Adrenalektomi
  • Laparoskopik Sakrokolpopeksi
  • Laparoskopik Böbrek Kisti Dekortikasyonu
  • Laparoskopik Radikal Sistektomi

Robotik Cerrahi

Günümüzde cerrahi yöntemler ve operasyonlar ,minimal invazif diye tanımlanan,hastayı en az sıkıntıya sokan ve küçük kesiler veya kesisiz operasyonlar ile yapılan işlemler şekline dönüşmektedir.

90’lı yıllarda laparoskopi yöntemi popular olmaya başlamıştır. 1 veya 0.5 cm çapında boruların karın boşluğuna takıldıktan sonra, laparoskopiye özel aletlerle bu boruların içinden dokular üzerinde operasyon uygulanmaktadır. Bu yöntemin bir ileri şekli robot yardımlı laparoskopidir. 2000’li yıllara damgasını vurmuştur. Robot gerçekte bir telemanipülatördür. Üç parçadan oluşur. Birinci parça, operasyon kollarının olduğu parça ki hasta üzerinde kullanılır, ikinci parça, elektronik ve görüntü sistemlerinin olduğu bölüm ve üçüncü olarak da cerrahın kolları uzaktan yönetebildiği konsol. Konsol, cerrahın konsolda yaptığı hareketi operasyon sahasına aktarılmasını ve tüm elektronik bölümleri kullanmasını sağlar.

Robot yardımlı Laparoskopik cerrahide ek avantaj olarak  ameliyat sahası 10-12 kat büyük ve üç boyutlu olarak, derinlik hissi  ile birlikte gösterilebilmektedir.

El bileğinden daha esnek hareketli olan küçük robot kollarının varlığı ile  küçük alanlarda daha rahat işlem yapılabilmektedir. Dokular daha ayrıntılı göründüğünden daha az kanama olur. Derinlik hissi varlığı ve yetenekli bilek sayesinde dikiş atmak çok daha kolay olmaktadır.

Hastanın cilt ve karın duvarında büyük kesiler yapılmadığından kişi daha az ağrı duyar. Çabuk iyileşir. İşine çabuk döner. Günlük hayata kolay dönüş yapar.

Robot yardımlı laparoskopik cerrahinin en sık kullanıldığı branşların önünde üroloji gelmektedir.  Özellikle prostat ve böbrek kanseri ameliyatları robotun en sık kullanıldığı ameliyatlardır. Batının gelişmiş ülkelerinde bugün bu ameliyatlar yaygın olarak robot yardımlı yapılmaktadır.

Biz , Acıbadem Bursa Hastanesi’nde bu ameliyatları da Vinci Robotun en yeni modeli olan Xi serisini kullanmaktayız. İnce diseksiyon ve cerrahi dikiş gerektiren operasyonlarda da çok yararlı olduğunu düşünmekteyiz.