
<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>GENEL ÜROLOJİ &#8211; Prof. Dr. Bülent Oktay</title>
	<atom:link href="https://bulentoktay.com.tr/service_category/genel-uroloji/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://bulentoktay.com.tr</link>
	<description>Üroloji Uzmanı Bursa I Böbrek Nakli Bursa I Prostat Kanseri Bursa I Laporoskopik ve Robotik Cerrahi Bursa</description>
	<lastBuildDate>Sat, 29 Jan 2022 08:35:22 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.8.1</generator>
	<item>
		<title>PROSTAT BÜYÜMESİ</title>
		<link>https://bulentoktay.com.tr/uzmanlik-alanlari/prostat-buyumesi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Prof. Dr. Bülent Oktay]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 21 May 2021 09:38:13 +0000</pubDate>
				<guid isPermaLink="false">https://bulentoktay.com.tr/?post_type=stm_services&#038;p=5979</guid>

					<description><![CDATA[]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="container vc_container   " ><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12">
	<div class="vc_column-inner ">
		<div class="wpb_wrapper">
			
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element " >
		<div class="wpb_wrapper">
			
		</div>
	</div>
		</div>
	</div>
</div></div></div><div class="container vc_container   " ><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12">
	<div class="vc_column-inner ">
		<div class="wpb_wrapper">
			<div class="vc_row wpb_row vc_inner vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-6 pearl_column_inner_62c8351f95571488b29372ad6341466d"><div class="vc_column-inner "><div class="wpb_wrapper">
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element " >
		<div class="wpb_wrapper">
			<p><iframe src="https://www.youtube.com/embed/iWE8WqC7_W0" width="376" height="211" frameborder="0" allowfullscreen="allowfullscreen" data-mce-fragment="1"></iframe></p>

		</div>
	</div>
</div></div></div><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-6 pearl_column_inner_62c8351f95571488b29372ad6341466d"><div class="vc_column-inner "><div class="wpb_wrapper">
	<div  class="wpb_single_image wpb_content_element vc_align_left">
		
		<figure class="wpb_wrapper vc_figure stm_lightgallery">
			<div class="vc_single_image-wrapper   vc_box_border_grey"><img fetchpriority="high" decoding="async" width="300" height="250" src="https://bulentoktay.com.tr/wp-content/uploads/2019/03/www.ucarecdn-300x250.jpg" class="vc_single_image-img attachment-medium" alt="" srcset="https://bulentoktay.com.tr/wp-content/uploads/2019/03/www.ucarecdn-300x250.jpg 300w, https://bulentoktay.com.tr/wp-content/uploads/2019/03/www.ucarecdn.jpg 700w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" /></div>
		</figure>
	</div>
</div></div></div></div>
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element " >
		<div class="wpb_wrapper">
			<p><em><strong>Benign Prostat Hiperplazisi (İyi huylu prostat büyümesi)</strong></em></p>
<p>Prostat erkeklerde, idrar kesesinin hemen altında 2 – 2.5 cm boyutlarında bir salgı bezidir. Üreme fonksiyonuna yardım eder. Prostat hastalıkları en sık 50 yalın üstünde görülür. İyi ve kötü huylu büyüme yapabilir. İyi huylu büyüme yaş ilerledikçe ortaya çıkar ancak her zaman belirti vermeyebilir.</p>
<p>Kötü huylu olan için en büyük risk aile de prostat kanseri varlığıdır. İyi huylu büyümenin ilk dönemlerinde ilaç tedavisi yapılır. İdrar çıkış gücü çok azalmış ise tedavisi operasyondur. Operasyon modeline prostatın büyüklüğüne göre karar verilir. İlaç, sadece başlangıç dönemlerinde yararlı olur. Kötü huylu büyümede tedavide ise, erken evrede radikal operasyon yapılır.</p>
<p style="text-align: left;">Geç dönemlerde tedavi seçenekleri azalır. Prostat büyümesi ereksiyon problemi yapmaz ancak alt idrar yollarında sıkıntısı olan erkeğin seksüel yaşamı etkilenir. İyi huylu büyümede, idrarını güçlükle yapan veya hiç yapamayan erkeklere operasyon uygulanır. Operasyonun şekli hastanın özelliklerine göre belirlenir. Prostat tedavisinde yapılan ameliyatların tümü kapalı (idrar yolundan veya laparoskopik) yöntemlerdir.</p>
<p>İdrara başlarken bekleme, ince idrar çıkarma, idrarda çatallanma ve idrar sonunda rahatlayamama olduğunda prostat akla gelmelidir. Prostat Spesifik Antijen’in kan değeri yüksek veya prostat muayenesinde sertlikler varsa prostat biyopsisi yapılmalıdır. Prostat kanserinde yaş, genetik ve yağlı beslenme en önemli nedenlerdendir. Prostat iltihabının özel bir sebebi yoktur. Sık ve sıkıntılı idrar yapma ile kasık bölgesinde ağrı veya dolgunluk hissi oluşturur. İdrar ince çıkabilir. Prostat iltihabının artmasına neden olan durumlar; kabızlık, sık alkol alma, sürekli soğuk ortamda kalma ve sürekli oturur durumda çalışmadır. Erkeklerde kasık ağrılarının en önemli sebebi prostatittir. Kronik şekli, genellikle fazla belirti vermez. Tanı prostat muayenesi ile konur. Tedavisi uzun sürelidir ve sık nüksetme özelliği vardır</p>

		</div>
	</div>
		</div>
	</div>
</div></div></div>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>MESANE HASTALIKLARI</title>
		<link>https://bulentoktay.com.tr/uzmanlik-alanlari/mesane-hastaliklari/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Prof. Dr. Bülent Oktay]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 21 May 2021 09:30:07 +0000</pubDate>
				<guid isPermaLink="false">https://bulentoktay.com.tr/?post_type=stm_services&#038;p=5973</guid>

					<description><![CDATA[]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="container vc_container   " ><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12">
	<div class="vc_column-inner ">
		<div class="wpb_wrapper">
			
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element " >
		<div class="wpb_wrapper">
			<p><strong>Sistit:</strong></p>
<p>Mesane iltihabıdır. Akut veya kronik(müzmin) olabilir. Akut sistit kadınlarda daha sık görülür. Sık  ve sancılı idrar yapma hastalık için en belirgin durumdur. Çoğunlukla bakteriyel kaynaklıdır. Antibitotik ile tedavi edilir.</p>
<p><strong>Kronik sistit:</strong></p>
<p><img decoding="async" class="alignleft size-medium wp-image-5763" src="http://bulentoktay.com.tr/wp-content/uploads/2019/04/mesane_hastalıkları_bursa-300x196.jpg" alt="" width="300" height="196" srcset="https://bulentoktay.com.tr/wp-content/uploads/2019/04/mesane_hastalıkları_bursa-300x196.jpg 300w, https://bulentoktay.com.tr/wp-content/uploads/2019/04/mesane_hastalıkları_bursa.jpg 376w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" />Tekrarlayıcı nitelikte idrar yapma şikayetlerine neden olur. Günlük yaşamı olumsuz etkiler. Tanı çoğunlukla sistoskopi altında yapılan mesane biyopsisi ile konur. Tedavisi medikaldir.</p>
<p><strong>Aşırı Aktif mesane:</strong></p>
<p>Belirli bir neden olmaksızın sık ve bazen sancılı idrar yapmaktır. Tüm tetkikler normal görünür. Tedavisi ilaç ve yaşam tarzı değişiklikleri gerektirir.</p>
<p><strong>İdrar kaçırma(İnkontinans):</strong></p>
<p>Orta ileri yaş kadınlarda sık görülen ve idrarın mesanede biriktirilememesi durumudur.</p>
<p>Stressinkontinansında, çoğunlukla mesane sarkması ile birlikte, karın içi basıncı arttığında idrarın kaçırılması söz konusudur. Tedavisi cerrahidir.  Endoskopik olarak günübirlik tedavi olanağı vardır.</p>
<p>Urgeinkotinansta mesanenin doluluğa tahammülsüzlüğü vardır. İdrar hissi ani gelir. Tuvalet bulmakta gecikilirse idrar kaçırılır. Tedavisi medikaldir.</p>

		</div>
	</div>
		</div>
	</div>
</div></div></div>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Böbreküstü Bezi Hastalıkları</title>
		<link>https://bulentoktay.com.tr/uzmanlik-alanlari/bobrekustu-bezi-hastaliklari/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Prof. Dr. Bülent Oktay]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 21 May 2021 09:29:35 +0000</pubDate>
				<guid isPermaLink="false">https://bulentoktay.com.tr/?post_type=stm_services&#038;p=5971</guid>

					<description><![CDATA[Adrenal Bez (Böbrek üstü bezi) Hastalıkları Böbreküstü bezi yani adrenal bezi, vücutta çok sayıda önemli hormonun üretilmesinden sorumlu organdır ve böbreküstü bezine bağlı gelişen hastalıklar böbreküstü bezi hastalıkları olarak adlandırılır. Böbreküstü (adrenal veya sürrenal) bezleri her iki böbreğin üst bölümüne yaslanmış olarak yer alan böbrek fonksiyonları ile ilgisi olmayan bezler olup hormon salgılarlar. Dokular 30...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2><strong>Adrenal Bez (Böbrek üstü bezi) Hastalıkları</strong></h2>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignleft size-medium wp-image-5760" src="http://bulentoktay.com.tr/wp-content/uploads/2019/04/bobrek-ustu-bezi-hastaliklari-bursa-300x194.jpg" alt="" width="300" height="194" srcset="https://bulentoktay.com.tr/wp-content/uploads/2019/04/bobrek-ustu-bezi-hastaliklari-bursa-300x194.jpg 300w, https://bulentoktay.com.tr/wp-content/uploads/2019/04/bobrek-ustu-bezi-hastaliklari-bursa.jpg 400w" sizes="auto, (max-width: 300px) 100vw, 300px" /></p>
<p>Böbreküstü bezi yani adrenal bezi, vücutta çok sayıda önemli hormonun üretilmesinden sorumlu organdır ve böbreküstü bezine bağlı gelişen hastalıklar böbreküstü bezi hastalıkları olarak adlandırılır.</p>
<p>Böbreküstü (adrenal veya sürrenal) bezleri her iki böbreğin üst bölümüne yaslanmış olarak yer alan böbrek fonksiyonları ile ilgisi olmayan bezler olup hormon salgılarlar. Dokular 30 x 50 x 10 mm ebadında 4-5 gr ağırlığındadır. Böbreküstü bezinin görevleri arasında korteks ve medulla olarak iki tabakası olan adrenal bezleri korteksinden kortizol, aldosteron, androjen ve östrojen salgılanırken böbrek üstünün medulla tabakası ise adrenalin ve noradrenalini sentez eder. Böbreküstü bezlerinden ayrıca cinsiyet hormonları da salgılanmaktadır.</p>
<h2>Böbreküstü Bezi Hastalıkları Belirtileri Nelerdir?</h2>
<p>Böbreküstü bezi hastalıklarında belirtiler (semptomlar) sahip olunan hastalığa göre değişiklik göstermektedir. Hormonal dengede bir sorun yaşanıyorsa bu duruma bağlı hastalıklar ortaya çıkar ve her hastalık farklı semptomlar ile kendisini ifade eder. Böbreküstü bezi hastalıklarında belirtiler, salgılanan hormonların hangisinde bir dengesizlik var ise bu duruma göre belirtiler ilen kendisini gösterecektir.</p>
<h2>Böbreküstü Bezi Hastalıkları Nasıl Teşhis Edilir?</h2>
<p>Vücut genel dengesi ve sağlığı için önemli hormonlarından üretilmesinden sorumlu olan böbreküstü bezleri, yaşanan rahatsızlar sonrasında tahribata uğrayabilir ve bunun sonucunda tam verimle çalışamayabilir. Bu verimsizlik sonucunda da böbreküstü bezleri üretimlerinden sorumlu oldukları hormonları tam üretemez ve sorunlar baş göstermeye başlar. Her hastalık için geçerli olan erken teşhis böbreküstü bezi hastalıkları içinde son derece önemlidir.</p>
<p>Kişiler yaşadıkları şikayetler sonrasında doktora başvurmalarında, doktor fiziksel muayene ve tetkik sonucu böbreküstü bezi hastalıklarından şüphelenirlerse, durumu tam teşhis edebilmesi için birkaç uygulamaya başvuracaktır. Manyetik rezonans, bilgisayarlı tomografi gibi testlerle gerekli incelemelerde bulunur, detaylı analize ihtiyaç duyması durumunda sintigrafi&#8217;yi de böbreküstü hastalıklarının teşhisinde kullanabilir.</p>
<h2>Böbreküstü Bezi Hastalıkları</h2>
<p>Böbreküstü bezi kaynaklı birçok hastalık bulunmaktadır fakat en önemlileri Addison, Adenoma, Aldesteron ve Kortizol hastalıklarıdır. Bu hastalıklar haricinde adrenal hiperplazi, adrenal cushing sendromu, primer hiperaldosteronizm, feokromositoma, adrenokortikal karsinoma gibi çeşitli hastalıklar da bulunmaktadır. Bu hastalıkların bir kısmı Adrenal Adenoma üzerinden vuku bulmaktadır.</p>
<h3>Kortizol</h3>
<p>Kortizolun metabolik etkilerinin başında antienflamtuar (ödem çözücü) ve immunosuppressif etki, kan basıncının sürdürülmesi, kemik formasyonun azalması, insulin direncinin artması (diyabetojenik etki) ile lipoliz ve proteolizin artması gelir. Kortizolun aşırı salgılanması beyincik kaynaklı, ektopik veya doğrudan böbreküstü hiperplazisi (kalınlaşması), adenomu veya kanserine bağlı olabilir. Bununun sonucu Cushing sendromu ortaya çıkar. Tipik klinik bulguların başında kilo artışı, gövdesel şişmanlık, ay dede yüzü, ensede kalınlaşma, karın cildinde çatlaklar gelir.</p>
<h3>Aldosteron</h3>
<p>Aldosteronun aşırı salgılanması kanda potasyum eksikliğine ve hipertansiyona yol açabilir. Bu klinik tablo <strong>Conn sendromu</strong> olarak adlandırılır. Böbreküstü bezinin medulla tabakasının aşırı fonksiyonu feokromositoma olarak tanımlanan klinik tabloya yol açar. Tansiyon yüksekliği ile birlikte çarpıntı, yüzde kızarma (flushing) tipik bulgularıdır. Cerrahi olarak müdahalesi laparoskopik (kapalı) olarak yapılır.</p>
<h3>Addison Hastalığı</h3>
<p>Böbreküstü bezleri tarafından, vücut için gerekli hormonların üretilememesi sonucunda meydana gelen Addison hastalığı, böbreküstü bezinin işlev kaybı sonucu gerçekleşmektedir.</p>
<p>Addison hastalığının belirtileri arasında yorgunluk, iştah ve kilo kaybı, bayılmalar ve tansiyon düşüklüğü, tuz tüketme isteği, karın ağrısı, bulantı, kusma, düşük kan şekeri, pigmentasyon, yapılan aktiviteye göre az terleme, kas ve eklem ağrıları, öfke kontrolünde güçlük, depresyon veya psikolojik rahatsızlıklar, tüylenmede azalma gibi belirtiler bulunmaktadır.</p>
<p>Addison hastalığı çeşitli laboratuvar testleriyle teşhis edilebileceği gibi bilgisayarlı tomografi ve manyetik rezonans ile de tanı çalışmalarında faydalanılamaktadır. Hastalar, hormon replasmanı olarak bilinen hormon tedavisi ve kişiye özel diyetle yaşamlarına sağlıklı bir şekilde devam edebilmektedirler.</p>
<h3>Adenoma Hastalığı</h3>
<p>Adenoma hastalığı aynı zamanda adrenal kitle olarakta isimlendirilmektedir ve böbreküstü bezi tümörleri kaynaklı meydana gelmektedir. Bu çıkan tümörlere adrenal insidenteloma olarakta ifade edilemektedir.</p>
<p>Adenoma hastalığının belirtileri arasında, cilt problemleri, kilo problemleri, kan basıncı problemleri, tansiyon problemleri, çarpıntı, terleme, ağrılı süreçler, kıllanma, çatlak oluşumu, erkeklerde memelerde büyüme gibi çeşitli belirtiler görülebilmektedir. Bu şikayetler adenomanın sebep olduğu çeşitli hormonal rahatsızlıklar kaynaklıdır.</p>
<p>Adenoma hastalığının teşhisinde bilgisayarlı tomografi, manyetik rezonans gibi sistemler kullanılmaktadır. Hastalığın teşhisi kan ve idrar tetkikleriyle de desteklenilmektedir. İhtiyaç halinde çeşitli laboratuvar analizleri de yapılmaktadır. Adenoma hastalığının tedavisi bazı durumlarda çeşitli medikal uygulamalarla olabilmekle birlikte kesin tedavi genellikle cerrahi operasyonlardır.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>BÖBREK KİSTİ</title>
		<link>https://bulentoktay.com.tr/uzmanlik-alanlari/bobrek-kisti/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Prof. Dr. Bülent Oktay]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 21 May 2021 09:28:51 +0000</pubDate>
				<guid isPermaLink="false">https://bulentoktay.com.tr/?post_type=stm_services&#038;p=5968</guid>

					<description><![CDATA[]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="container vc_container   " ><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12">
	<div class="vc_column-inner ">
		<div class="wpb_wrapper">
			
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element " >
		<div class="wpb_wrapper">
			<p>Böbreğin kistik hastalıkları içinde en sık karşılaşılanı basit böbrek kistleridir. Görülme sıklığı yaş ilerledikçe artar. Elli yaşının üzerinde olup, ürolojik nedenler dışındaki nedenlerle abdominal bilgisayarlı tomografi incelemesi yapılanlarda %25 oranında basit kist ile karşılaşılır. Büyük otopsi serilerinde ise % 50&#8217;ye varan oranlarda basit kist görüldüğü bildirilmektedir. Basit kistler tek veya çok sayıda olabilir. Bazen iki böbrekte de görülebilir. Böbreğinkorteks veya medullasına yerleşebilir.</p>
<p> </p>
<div class="wp-block-image">
<figure class="alignleft is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-5662" src="http://bulentoktay.com.tr/wp-content/uploads/2019/03/böbrek_kisti_bursa.jpg" alt="" width="298" height="370" srcset="https://bulentoktay.com.tr/wp-content/uploads/2019/03/böbrek_kisti_bursa.jpg 360w, https://bulentoktay.com.tr/wp-content/uploads/2019/03/böbrek_kisti_bursa-242x300.jpg 242w" sizes="auto, (max-width: 298px) 100vw, 298px" /></figure>
</div>
<p>Basit kistlerin oluşum süreci(patogenezi) bilinmemektedir. Tubulustıkanması(obstrüksiyonu) sonucu geliştiği düşünülmektedir. Prostat hipertrofisi gibi obstrüktif patolojilerin olduğu durumlarda basit kist insidansının arttığının bildirilmesi bu görüşü desteklemektedir. Buna karşılık, mikrodiseksiyon çalışmaları, basit kistlerin tubuler veya kollektör kanallardaki divertiküllerden geliştiğini düşündürmektedir.</p>
<p>Basit kistler çoğu kez şikayet oluşturmaz(asemptomatiktir) ve başka bir inceleme sırasında tesadüfen saptanır. Büyük hacimlere ulaşarak ağrıya neden olabilir. Ayrıca kist içine kanama veya kist infeksiyonu olabilir. Çok büyük hacimlere erişmiş kistler, etraf dokuya yaptığı bası sonucu renin salgısında artışa neden olarak hipertansiyona yol açabilir.</p>
<p>Ultrasonografik inceleme ile kistler rahatlıkla görülebilir. Eğer her iki böbrekte multipl basit kistler varsa otozomal dominant polikistik böbrek hastalığından ayrılmalıdır. Bu amaçla, detaylı aile hikayesi alınmalı ve diğer organlarda kistlerin varlığı araştırılmalıdır. Basit kistler, polikistik böbrek hastalığından farklı şekilde, böbrek fonksiyon bozukluğuna yol açmaz. Bazen renalkarsinom ve abseden ayırmak gerekebilir. Basit kistlerin ultrasonografik görünümü tipiktir. Sınırları düzgündür ve içi anekoiktir. Şüpheli olgularda bilgisayarlı tomografik inceleme gerekir. Basit kistler zamanla çok yavaş bir şekilde büyüyebilir.</p>
<p>Asemptomatik olgularda herhangi bir tedavi gerekmez. Çok büyük hacimlere ulaşmış kistlerlaparoskopik yöntemle alınır.</p>

		</div>
	</div>
		</div>
	</div>
</div></div></div>]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>TAŞ HASTALIKLARI</title>
		<link>https://bulentoktay.com.tr/uzmanlik-alanlari/tas-hastaliklari/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Prof. Dr. Bülent Oktay]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 21 May 2021 09:27:32 +0000</pubDate>
				<guid isPermaLink="false">https://bulentoktay.com.tr/?post_type=stm_services&#038;p=5965</guid>

					<description><![CDATA[]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="container vc_container   " ><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12">
	<div class="vc_column-inner ">
		<div class="wpb_wrapper">
			<div class="vc_row wpb_row vc_inner vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-4 pearl_column_inner_6d26c9117e3bfde17d3dcabe87a07e45"><div class="vc_column-inner "><div class="wpb_wrapper">
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element " >
		<div class="wpb_wrapper">
			<p><iframe loading="lazy" src="https://www.youtube.com/embed/_ysgvDr5LNA" width="376" height="211" frameborder="0" allowfullscreen="allowfullscreen" data-mce-fragment="1"></iframe></p>

		</div>
	</div>
</div></div></div><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-4 pearl_column_inner_6d26c9117e3bfde17d3dcabe87a07e45"><div class="vc_column-inner "><div class="wpb_wrapper">
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element " >
		<div class="wpb_wrapper">
			<p><iframe loading="lazy" src="https://www.youtube.com/embed/LCFZ74tymeE" width="376" height="211" frameborder="0" allowfullscreen="allowfullscreen" data-mce-fragment="1"></iframe></p>

		</div>
	</div>
</div></div></div><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-4 pearl_column_inner_6d26c9117e3bfde17d3dcabe87a07e45"><div class="vc_column-inner "><div class="wpb_wrapper">
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element " >
		<div class="wpb_wrapper">
			<p><iframe loading="lazy" src="https://www.youtube.com/embed/w52nLakncxk" width="376" height="211" frameborder="0" allowfullscreen="allowfullscreen" data-mce-fragment="1"></iframe></p>

		</div>
	</div>
</div></div></div></div>
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element " >
		<div class="wpb_wrapper">
			<p>Böbrek ve idrar yolu taş hastalığı ülkemizde sık görülen ve tekrar edebilen bir hastalık grubudur. Tedavi,  taşın büyüklüğü ve yerine değişir. İdeal olan, her taşa en yüksek başarı oranına sahip tedaviyi uygulayabilmektir. Böbrek ve idrar yolu taş hastalığının birden çok tedavi yöntemi vardır. İdrar yolları ,iki böbrek, her böbreği idrar torbasına bağlayan iki adet iç idrar kanalları(Üreter), idrar torbası ve dışarı atımını sağlayan dış idrar kanalından(Üretra) oluşur. Taşlar çoğunlukla böbrekte oluşur ve bazıları idrar kanallarından idrar torbasına doğru hareket edebilirler. Nadiren idrar torbasında da taş oluşabilir.</p>
<p><strong>Böbrek taşı nasıl oluşumu:</strong> Taş, idrardaki kristallerin çökmesi veya idrar yollarında yabancı cisim (kateter,) uygulaması sebebiyle de oluşabilir. Taş oluşumunu arttıran özellikler ise, yaş, cinsiyet, aile öyküsü, az su tüketilmesi, hareketsizlik, metabolik hastalıklar, tekrarlayan veya dirençli idrar yolu enfeksiyonlarıdır.</p>
<p><strong>Taş hastalarının şikayetleri:</strong> Tek veya iki taraflı yan ağrıları, idrardan kan gelmesi, bulantı ve kusma en sık rastlanan belirtilerdir. Ağrılar orta derecede(Künt) veya keskin (Kolik) tarzında olabilir. Ağrılar tekrarlayıcı karakterdedir.</p>
<p><strong>Taş hastalığının görülme sıklığı:</strong> Ülkemizde görülme sıklığı yaklaşık yüzde 15’tir. Bu grubun yüzde 17’si ise çocuk yaş grubudur. Taş hastalığı olan bir kişinin sonraki on yılda bir başka taş oluşturma olasılığı yüzde 50’ye yakındır.</p>
<p><strong>Taş hastalığının tanı yöntemleri: </strong>Tanıda en sık kulanılan yöntem ultrasonografi ve direk üriner sistem grafisidir. İdrar tahlili, ilaçlı böbrek filmi, abdominal bilgisayarlı tomografi de tanıda kullanılabilir.</p>
<p><strong>Taş hastalığının  tedavisi:</strong>  Böbrek ve üriner sistem taşlarının tedavisi, taşın yeri ve büyüklüğüne göre farklılaşır. Doğru tedavi seçiminde taşın büyüklüğü ve yeri çok önemlidir. Her bölge için tedavi yöntemlerinin başarısı farklıdır. İdeal olan her taşa en yüksek başarı oranına sahip tedaviyi önerebilmektir. Açık taş cerrahisi artık kullanılmamaktadır.</p>
<p>1 santimetre cıvarında büyüklüğe sahip ve böbreğin havuzcuğunda bulunan taşlarda en uygun tedavi çoğunlukla vücut dışı şok dalga (Extracorporeal Shoch Wave Lithotripsy,ESWL) tedavisidir. Ancak sert taşlarda birden çok seans gerekebilmektedir. Büyük taşlarda uygulandığında, çok sayıda oluşan taş parçaları idrar kanallarını tıkayarak böbrek hasarına neden olabilmektedir.</p>
<p>ESWL’ye dirençli taşlarda, 2 cm’den büyük böbrek taşlarında, böbreğin süzmesini engelleyen kanal taşlarında ve idrar torbası taşlarında endoskopik taş tedavi yöntemleri tercih edilmelidir.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter wp-image-5747 size-full" src="http://bulentoktay.com.tr/wp-content/uploads/2019/03/taş_hastalıkları_bursa.jpg" alt="" width="784" height="350" srcset="https://bulentoktay.com.tr/wp-content/uploads/2019/03/taş_hastalıkları_bursa.jpg 784w, https://bulentoktay.com.tr/wp-content/uploads/2019/03/taş_hastalıkları_bursa-300x134.jpg 300w, https://bulentoktay.com.tr/wp-content/uploads/2019/03/taş_hastalıkları_bursa-768x343.jpg 768w" sizes="auto, (max-width: 784px) 100vw, 784px" />Endoskopik yöntemlerde, cerrahi kesi yapılmadan lazer (Holmium) enerjisi ile taş milimetrik hale getirilmekte veya bir bütün olarak çıkartılabilmektedir. Çeşitleri;</p>
<p><strong>Perkutan nefrolitotripsi:</strong> 2 santimetreden büyük ve sert böbrek taşlarında, genel anestezi altında, ciltten böbreğe yerleştirilen bir tüp aracılığı ile taşa ulaşıp kırma yöntemidir. Hastanede kalma süresi 2-3 gündür. Taştan arınma oranı yüksektir.</p>
<p><strong>Rijit Üreterorenoskopi :</strong> İdrar kanalı taşlarını, dış idrar kanalından ulaşarak laser enerjisi ile kırma yöntemidir. Hastanede kalış süresi genellikle 1 gündür.</p>
<p><strong>Flexible Üreterorenoskopi :</strong> Böbrek içinde ve özellikle küçük havuzcuklardaki(Kalisler) taşların ince ve bükülebilir bir sistemle, dış idrar kanalı yolu ile taşa ulaşarak laser ile kırılmasıdır. Hastanede kalış süresi 1-2 gündür.</p>
<p><strong>Sistolitotripsi:</strong> İdrar torbası içindeki taşların endoskopik yöntem ile kırılmasıdır. Hastanede yatış süresi genellikle 1 gündür.</p>
<p>Taş tedavisinden sonra hastaların takibi ve taş oluşumundan korunma yöntemlerinin bilinmesi önemlidir. Çünki taş hastalığı, tedavi edildikten sonraki 10 yıl içinde % 50’ye yakın oranda tekrarlayabilir.</p>

		</div>
	</div>
		</div>
	</div>
</div></div></div>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>PROSTAT HASTALIKLARI</title>
		<link>https://bulentoktay.com.tr/uzmanlik-alanlari/prostat-hastaliklari/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Prof. Dr. Bülent Oktay]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 07 Feb 2019 21:14:34 +0000</pubDate>
				<guid isPermaLink="false">http://bulentoktay.com.tr/?post_type=stm_services&#038;p=5167</guid>

					<description><![CDATA[]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="container vc_container   " ><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12">
	<div class="vc_column-inner ">
		<div class="wpb_wrapper">
			<div class="vc_row wpb_row vc_inner vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-6 pearl_column_inner_62c8351f95571488b29372ad6341466d"><div class="vc_column-inner "><div class="wpb_wrapper">
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element " >
		<div class="wpb_wrapper">
			<p><iframe loading="lazy" src="https://www.youtube.com/embed/nbuVvVoVYj4" width="376" height="211" frameborder="0" allowfullscreen="allowfullscreen" data-mce-fragment="1"></iframe></p>

		</div>
	</div>
</div></div></div><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-6 pearl_column_inner_62c8351f95571488b29372ad6341466d"><div class="vc_column-inner "><div class="wpb_wrapper">
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element " >
		<div class="wpb_wrapper">
			<p><iframe loading="lazy" src="https://www.youtube.com/embed/yqjYQiHFw_U" width="376" height="211" frameborder="0" allowfullscreen="allowfullscreen" data-mce-fragment="1"></iframe></p>

		</div>
	</div>
</div></div></div></div>
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element " >
		<div class="wpb_wrapper">
			<p><strong>Prostatit (prostat iltihabı)</strong>, prostat bezinin iltihaplanmasıdır. Acı ve rahatsızlık verici olabilir ancak tedavisi vardır.</p>
<p><strong>Prostat iltihabı (prostatit)</strong>, 50 yaş altındaki erkeklerde en sık görülen prostat hastalığı iken 50 yaş ve üzeri erkeklerde prostat büyümesi (BPH) ve prostat kanserinden sonra üçüncü sırada görülen prostat hastalığıdır. Bu yaş grubunda görülme sıklığı yaklaşık olarak %10 ‘dur.</p>
<p>ABD Ulusal Sağlık Enstitüsü tarafından (NIH) 1998 yılından itibaren akut bakteriyel prostatit, kronik bakteriyel prostatit, kronik pelvik ağrı sendromu (tip 3 kronik prostatit) ve asemptomatik enflamatuar prostatit olmak üzere dört gruba ayrılırlar.</p>
<p>Bunların içerisinde en sık (%95) <strong>kronik pelvik ağrı sendromu (KPAS) – kronik prostatit</strong> olarak bilinen tip 3 kronik prostatit görülmektedir.</p>
<p>Prostatit <strong>cinsel fonksiyon bozukluğuna (iktidarsızlığa)</strong> sebep olmaz fakat hastanın sahip olduğu semptomların derecesine bağlı olarak hastada cinsel isteksizlik görülebilir.</p>
<p>Prostat iltihabında görülebilecek belirtiler şunlardır:</p>
<ul>
<li>Leğen kemiğinde, peniste, belde ve kalçada ağrı</li>
<li>İdrar yaparken ağrı</li>
<li>Sık idrara çakma</li>
<li>İdrar yapmada zorluk</li>
<li>Boşalma sırasında ağrı</li>
<li>Bacak arasında ağrı (özellikle uzun süre oturmadan sonra)</li>
</ul>
<p><strong>Akut Bakteriyel Prostatit</strong></p>
<p>Prostatın akut iltihabı seyrek görülmekle birlikte son derece ciddi bir durumdur.</p>
<p><strong>Akut bakteriyel prostatitin en sık görülen belirtileri:</strong></p>
<ul>
<li>Ateş,</li>
<li>Üşüme,</li>
<li>Titreme,</li>
<li>İdrar yaparken ağrı ve yanma,</li>
<li>İdrar yapma güçlüğü,</li>
<li>İncelmiş idrar akımı,</li>
<li>Mesaneyi tam boşaltamama hissi,</li>
<li>Sık ve acil idrar yapma ihtiyacı,</li>
<li>İdrarda kan görülmesi,</li>
<li>Boşalma sırasında ağrı.</li>
</ul>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignleft size-medium wp-image-5766" src="http://bulentoktay.com.tr/wp-content/uploads/2019/04/prostat_hastalıkları_bursa-300x169.jpg" alt="" width="300" height="169" srcset="https://bulentoktay.com.tr/wp-content/uploads/2019/04/prostat_hastalıkları_bursa-300x169.jpg 300w, https://bulentoktay.com.tr/wp-content/uploads/2019/04/prostat_hastalıkları_bursa.jpg 319w" sizes="auto, (max-width: 300px) 100vw, 300px" />Bu tip prostati’ten çoğu zaman üriner sistem ve kalın bağırsaklarda bulunan bakteriler sorumludur.</p>
<p>Akut bakteriyel prostatit ciddi bir klinik durumdur. Bu nedenle bu şikayetlere sahip kişilerin vakit kaybetmeden doktora başvurmaları önerilir.</p>
<p>Tedavisinde <strong>antibiyotikler ve ağrı kesici, ateş düşürücü</strong> kullanılır. Semptomların şiddetine göre hastanede yatarak tedavi gerektirebilir.</p>
<p><strong>Kronik Bakteriyel Prostatit</strong></p>
<p>Üç ay veya daha uzun süren <strong>bakteriyel prostat enfeksiyonu</strong> olarak tanımlanabilir. Akut prostatite göre daha sık görülen bir durumdur.</p>
<p>Kronik bakteriyel prostatitin nedeni açık değildir. Üriner sistemdeki bakterilere, mesane veya kan enfeksiyonuna bağlı olabilir.</p>
<p>Prostat bezinde oluşabilen taşlar veya prostattaki yapısal kusurlar da prostatite neden olabilir. Enfeksiyon, travma ya da üriner sisteme yapılan bazı işlemler sonucu oluşabilir.</p>
<p>Akut prostatitin aksine belirtiler daha yavaş ve sessiz gelişir.</p>
<p><strong>Kronik bakteriyel prostatit belirtileri:</strong></p>
<ul>
<li>Sık idrara çıkma isteği,</li>
<li>İdrarda yanma,</li>
<li>İdrarı yaparken zorlanma</li>
<li>Cinsel isteksizlik</li>
<li>Boşalma sırasında ağrı</li>
<li>Bağırsaklarda gerilme hissi</li>
<li>Makat bölgesi ve testislerde ağrı.</li>
</ul>
<p>Ateş ise beklenen bir durum değildir.</p>
<p><strong>Kronik bakteriyel prostitin tedavisinde</strong> antibiyotikler ve antienflamatuar ilaçlar uzun dönem kullanılmalıdır.</p>
<p><strong>Asemptomatik Enfamatuar Prostatit</strong></p>
<p>Herhangi bir belirtiye sebep olmaz. Bu prostatit çeşidi, prostat büyümesi ya da prostat kanseri sebebiyle ameliyat olanlarda ameliyat spesmeninde ya da prostat biyopsi örneğinde tesadüfen bulunan prostatit şeklidir.</p>
<p>Tedavi gerektiren bir durum değildir.</p>

		</div>
	</div>
		</div>
	</div>
</div></div></div>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İNMEMİŞ TESTİS</title>
		<link>https://bulentoktay.com.tr/uzmanlik-alanlari/inmemis-testis/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Prof. Dr. Bülent Oktay]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 07 Feb 2019 21:11:42 +0000</pubDate>
				<guid isPermaLink="false">http://bulentoktay.com.tr/?post_type=stm_services&#038;p=5178</guid>

					<description><![CDATA[]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="container vc_container   " ><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12">
	<div class="vc_column-inner ">
		<div class="wpb_wrapper">
			
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element " >
		<div class="wpb_wrapper">
			
		</div>
	</div>
		</div>
	</div>
</div></div></div><div class="container vc_container   " ><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12">
	<div class="vc_column-inner ">
		<div class="wpb_wrapper">
			
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element " >
		<div class="wpb_wrapper">
			<p>Böbrekle skrotum arasında ve normal iniş yolunun herhangi bir yerinde testisin kalmasına inmemiş testis (kriptorşizm) denir. Ektopik testis ise, normal iniş yolunun dışında bir başka yere gitmesi durumudur. Testislerin normal desensusu sağlam hipotalamik-pituiter aks, karın içi basınç, genitofemoral sinir ve normal gubernakulum olmasını içeren bazı hormonal ve mekanik etkenler arasındaki etkileşim sonucu oluşur. İnmemiş testis insidansı zamanında doğan erkek bebeklerde %3.4-5.8, prematür bebeklerde %9.2-30’dur. İnmemiş testis, düşük doğum ağırlıklı, ailesinde inmemiş testis öyküsü olan, hipospadias, spinabifida ve orta hat defektli çocuklarda çok sık görülür.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-5639 alignright" src="http://bulentoktay.com.tr/wp-content/uploads/2019/03/xxx-2-300x167.jpg" alt="" width="323" height="180" srcset="https://bulentoktay.com.tr/wp-content/uploads/2019/03/xxx-2-300x167.jpg 300w, https://bulentoktay.com.tr/wp-content/uploads/2019/03/xxx-2.jpg 700w" sizes="auto, (max-width: 323px) 100vw, 323px" />Yaklaşık %15 bilateraldir. Testisin potansiyel lokalizasyonları, abdominal (%8), inguinal (%72), preskrotal veya ektopik (%20)’dir. İnmemiş testislerin %20’sinde testis palpe edilemez. Ektopik testisler genellikle yüzeyelinguinal boşlukta ve nadirendeperineum, femoral kanal veya karşı skrotumda bulunurlar. Retraktil testisler 1-10 yaşlarındaki çocuklarda bulunur. Bu çocuklarda testisler normal inişini tamamlamıştır, muayene sırasında artmış kremasterik refleks nedeniyle testisler inguinal kanala retrakte olur.</p>
<p>Etyoloji: Hatalı inişin nedeni açık olmamakla birlikte aşağıdaki olasılıklar göz önünde bulundurulmalıdır. Gübernakulum testis anormalliği: Embriyoda gübernakulum olasılıkla çok kısadır. Bu oluşumun yokluğu veya anormal olması hatalı iniş sebebi olabilir.</p>
<p>Entrensektestikülerdefekt: Testisi gonadotropinlere karşı duyarsızlaştıran bir doğumsal gonadaldefekt hatalı inişe neden olabilir. Bu, tek taraflı kriptorşidizmi en iyi açılayan varsayımdır. Yetersiz Gonadotropik Hormon Uyarımı: Maternalgonadotropinlerin yetersizliği de inişin tamamlanmasına neden olabilir. Gestasyonun son iki haftasına kadar maternalgonadotropinlerin yapımı düşük düzeyde kaldığından bu varsayım prematür bebeklerde görülen çift taraflı kriptorşidizmin de açıklar. Patogenez ve Patoloji: Skrotum testisler için etkin bir ısı regülatörüdür ve ısı beden ısısından 1˚C daha düşük düzeyde tutulur. Spermatogenik hücreler beden ısısına karşı duyarlıdır. Buna karşın Leydig hücreleri vücut ısısından etkilenmezler. İnmemiş testiste seminifer tüplerdeki histolojik değişiklikler en erken doğumdan sonraki ilk altı ay içinde başlar. Yaşamın birinci yılında testister zararlı değişiklikler başlar. İki yaşında germ hücrelerinde yıkım olması, dördücü yaşa gelindiğinde yoğun kollajen birikimi görülür. Altı yaşından sonra değişiklikler daha belirginleşip tübüllerin çapında azalma, spermatogoni sayısı azalır ve tübüller arasında fibroz belirginleşir.</p>
<p>Bu yaştan sonra infertilite değişmez kural gibidir. Bu testislerde genellikle epididimalagenezi, atrezi ve gonada zayıf bağlantılı uzamış epididimal bozukluklar saptanmıştır. Klinik Bulgular: Semptomlar ve Bulgular: Testisin bir veya iki taraflı olarak skrotumda bulunmaması başlıca yakınma nedenidir. Ağrı, testis normal yerinde olmadığı için sürekli travmaya maruz kalmasından veya beraberinde inguinalherni bulunduğunda ağrılı şişlikten yakınırlar. Bilateralkriptorşidizmi olan erişkin, çocuğu olmadığından hekime başvurur. İnmemiş testis tarafında skrotum bölmesi hipoplaziktir. İçinde testis palpe edilemez. Testis, inguinal kanal içinde veya daha yüzeyde ise, parmak uçlarıyla inguinalligamente doğru itilirse elin altından kaydığı hissedilir. Laboratuar Bulguları: İdrarda 17-ketosteroid, gonadotropinler ve serum testesteron düzeyi, kriptorşidizm nedenini ortaya koymada yardımcı olabilir. Primerhipogonadizmde idrarda gonadotropinler yüksek bulunurken, androjenlerde ılımlı düşüş gözlenir. Primerbilateralkriptorşidizmdeandrojenler ve pituitergonadotropinler sıklıkla düşüktür. Radyolojik Bulgular: Özellikle inguinal kanal içinde veya internalinguinal halka düzeyinde olan testisler ultrasonografi ile görüntülenir. Selektifgonadalvenografi testisin varlığını ve yerini göstermede oldukça yararlıdır.</p>
<p>PleksusPampiniformis’in gösterilmesi ile testisin yeri belirlenmiş olur. Postpubertalintra-abdominal testislerin görüntülenmesinde Bilgisayarlı Tomografi ve yanında MRI da kullanılmaktadır. Komplikasyonlar: Testis Kanseri: İnmemiş testiste normal testise göre oran daha fazladır. İntraabdominal testisler en yüksek risk potansiyeli taşır. En sıklıkla seminom görülür. Torsiyon: İnmemiş testiste azda olsa spermatik kordun torsiyonu görülür. ProcessusVaginalis Açıklığı (herni): Klinikte nadiren saptanmasına karşın olguların hemen hemen hepsinde mevcuttur. İnfertilite Tedavi: İnmemiş testisin tedavisi, hormonal veya cerrahidir. Hormonal tedavide amaç, inguinoskrotal fazda gereksinim duyulan androjen salgılanmasını stimüle etmektir. İnsan koriyongonadotropin hormonu (hCG) ve Gonadotropin serbestleştiren hormon (GnRH) kullanılmaktadır. Özellikle bilateral inmemiş testiste, düşük doğum ağırlığı olan bebekte ve retraktil testis ile akut inmemiş testis olgularında yeri vardır. Hormonal tedavi denenmişlerde yeniden uygulamanın yararı olmadığı gibi, herninin eşlik ettiği ve ektopi durumunda kullanılmamalıdır. Cerrahi tedavi laparaskopik veya açık orşiopeksi şeklinde yapılır.</p>
<p>Açık cerrahide inguinal yaklaşımla testis skrotuma indirilir. Kanserleşme riski açısından abdominal testise en gerçekçi yaklaşım orşiektomi uygulanması ve diğer testisin korunmasıdır. Prognoz: Skrotuma uygun bir şekilde yerleştirilmiş bir testis yeterli hormonal fonksiyonu kazanır. Uygun yaşta orşiyopeksisi yapılmış olgularda %20 oranında infertilite görülür.</p>

		</div>
	</div>
		</div>
	</div>
</div></div></div>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>VUR (VESİKO ÜRETERAL REFLÜ)</title>
		<link>https://bulentoktay.com.tr/uzmanlik-alanlari/vur-vesiko-ureteral-reflu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Prof. Dr. Bülent Oktay]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 07 Feb 2019 21:09:22 +0000</pubDate>
				<guid isPermaLink="false">http://bulentoktay.com.tr/?post_type=stm_services&#038;p=5184</guid>

					<description><![CDATA[]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="container vc_container   " ><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12">
	<div class="vc_column-inner ">
		<div class="wpb_wrapper">
			
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element " >
		<div class="wpb_wrapper">
			
		</div>
	</div>
		</div>
	</div>
</div></div></div><div class="container vc_container   " ><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12">
	<div class="vc_column-inner ">
		<div class="wpb_wrapper">
			
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element " >
		<div class="wpb_wrapper">
			<p>Görülme sıklığı % 0.5-1 arasında değişir. VUR %70-80 kızlarda görülür. Ancak yenidoğandaVUR’nün %80’i erkeklerde görülür. Primer VUR intramuralüreter ve trigon anatomisindeki konjenital yapı bozukluğu sonucu oluşur.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-5642 alignright" src="http://bulentoktay.com.tr/wp-content/uploads/2019/03/Untitled-8-201x300.png" alt="" width="278" height="413" srcset="https://bulentoktay.com.tr/wp-content/uploads/2019/03/Untitled-8-201x300.png 201w, https://bulentoktay.com.tr/wp-content/uploads/2019/03/Untitled-8.png 319w" sizes="auto, (max-width: 278px) 100vw, 278px" />Yüzeyeltrigon ve Waldeyer kılıfı (Derin trigon) reflüyü önleyen mekanizmalardır. Trigonu zayıflatan ve intravezikalüreterin kısalmasına neden olan bütün nedenler reflüye yol açar. Primerkonjenital anomaliler, üreterduplikasyonu, ektopiküreterorifisi, paraüreteraldivertikül (Hutch), üreteroselprimerreflüye yol açarken, infravezikal obstrüksiyon, nörojen mesane ve iyatrojenik sebepler sekonderreflü oluşturur. Tanıya anamnez, fizik muayene, klinik bulgular ve voidingsistoüretrografi ile ulaşılabilir. Böbrek fonksiyonları ve reflünün neden olduğu morfolojik değişiklikleri değerlendirmek ve eşlik eden diğer anatomik bozuklukları saptamak için intravenözpyelografi ile değerlendirilebilir.</p>
<p>Renalparankimal hasarı göstermek ve piyelonefritik değişikliklerin takibinde DMSA renal sintigrafi kullanılır. VUR idrar yolu enfeksiyonu olan çocuklarda altta yatan en önemli sebeptir. VUR, İYE ve renalskar gelişiminde etyolojide önemli bir yere sahiptir. Renalskar oluşumu ile reflü derecesi arasında direkt korelasyon vardır. Renalskarlıyenidoğanların büyük çoğunluğunda grade 4-5 reflü saptanmıştır. Skar oluşumu, piyelonefritikatrofik böbrek, hidronefroz, hipertansiyon, çocukta büyüme gelişme geriliği ve böbrek büyümesinin duraklaması, böbrek yetmezliği beklenebilecek komplikasyonlarıdır. Medikal tedavi ve izlem ve cerrahi tedavi seçenekleri vardır.</p>
<p>Medikal tedavinin amacı renalskar gelişimini önlemek, çocuğun büyüme-gelişmesini ve reflünün kaybolmasını sağlamak ve eşlik eden mesane disfonksiyonunu düzeltmektir. Bu süre araya giren enfeksiyon olmaz ise 2-5 yıldır. Medikal tedavi ve izlemde antibiyotik profilaksisi, hijyenik önlemler ve miksiyon eğitimi verilmelidir. İkili miksiyon, her akşam duş, konstipasyonun önlenmesi, saatli miksiyon, inhibe edilemeyen kontraksiyonlar varsa antikolinerjik ve biofeedback uygulamaları yapılmalıdır. VUR ile birlikte konjenital anomali olması (ektopiküreterorifisi, üreterosel, UV stenoz, divertikül), ciddi hidronefrozla birlikte düşük basıçlıreflü olması, idrar sterilitesinin sağlanamaması (dirençli İYE), antibiyoterapiye rağmen piyelonefrit atakları geçirmesi, takipte reflü derecesi artış, grade 4-5 reflü varlığı, ileri yaş ve bilateral grade-3 reflü olması, adelosan yaşta grade1-2 reflüsü olan kızlar, renal büyümenin duraklaması, yeni skar oluşumu, renal fonksiyonların bozulması cerrahi için endikasyonlardır.</p>
<p>Açık cerrahi (LichGregoir, Detrusorrafi, Politano- Leadbetter, Mathisen, Cohen, Glenn-Anderson, Gil-Vernet, Paquin, PsoasHitch) ve endoskopik submukozal enjeksiyon yöntemleri ( Polytetrafluoroethylene&#8221;Teflon, Polydimethylsiloxane&#8221;Macroplastique, Dextranomer&#8221;Deflux ve Kollojenler&#8221;Contigen,Gax-collojen) uygulanabilir. Medikal tedavide hastalar 1-3 ayda bir idrar kültürü, 6 ayda bir kan biyokimyası, 1. yılda VCU ve US, 18-24. ayda İVP ile takip edilir. Reflünün uzun dönem takibinde kan basıncı ve proteinüri periyodik olarak kontrol edilmelidir. Skar varlığında % 10-20 hipertansiyon gelişir. Cerrahi tedavi sonrası 3. ayda VCU ve US, 1.yılında DMSA sintigrafi ve US (İVP) ile hastalar takip edilmelidir. 5 yıl boyunca her yıl yıllık DMSA ve US ile takip edilmelidir.</p>

		</div>
	</div>
		</div>
	</div>
</div></div></div>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>CİNSEL İŞLEV BOZUKLUKLARI</title>
		<link>https://bulentoktay.com.tr/uzmanlik-alanlari/cinsel-islev-bozukluklari/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Prof. Dr. Bülent Oktay]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 07 Feb 2018 21:16:29 +0000</pubDate>
				<guid isPermaLink="false">http://bulentoktay.com.tr/?post_type=stm_services&#038;p=5161</guid>

					<description><![CDATA[]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="container vc_container   " ><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12">
	<div class="vc_column-inner ">
		<div class="wpb_wrapper">
			
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element " >
		<div class="wpb_wrapper">
			
		</div>
	</div>
		</div>
	</div>
</div></div></div><div class="container vc_container   " ><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12">
	<div class="vc_column-inner ">
		<div class="wpb_wrapper">
			
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element " >
		<div class="wpb_wrapper">
			<p>Cinsellik, psikolojik, fizyolojik ve sosyolojik yönleri olan, insanın doğuştan getirdiği cinsiyetine ait özelliklerin tümüdür, Cinsellik denildiğinde çoğumuzun aklına ilk olarak seks gelir ancak bu doğru bir tanım değildir. Cinsellik seksi de içine alan daha geniş bir kavramdır.</p>
<p><strong><img loading="lazy" decoding="async" class="size-medium wp-image-5632 alignright" src="http://bulentoktay.com.tr/wp-content/uploads/2019/03/147774-300x198.jpg" alt="" width="300" height="198" srcset="https://bulentoktay.com.tr/wp-content/uploads/2019/03/147774-300x198.jpg 300w, https://bulentoktay.com.tr/wp-content/uploads/2019/03/147774.jpg 620w" sizes="auto, (max-width: 300px) 100vw, 300px" />Cinsellik ve ilişkiler, insanlara sevilmeye değer olduğu duygusunu yaşatır</strong>, bir bakıma kadınlığın ve erkekliğin onaylanmasıdır, sadece cinsel organları değil, tüm bedeni, aklı ve ruhu da içinde barındırır.<br />
Sağlıklı ve mutlu bir cinsel yaşam, haz, arzu, istek, aşk, üreme, bir olma, ilşki yaşama, yakın olma, üreme, aile olma gibi olumlu duygu ve düşünceleri çağrıştırır.</p>
<p style="text-align: left;"><iframe loading="lazy" src="https://www.youtube.com/embed/iWE8WqC7_W0" width="376" height="211" frameborder="0" allowfullscreen="allowfullscreen" data-mce-fragment="1"></iframe></p>
<p style="text-align: left;">Sorunlu bir cinsel yaşam ise, korku, endişe, başarısızlık korkusu, suçluluk-günahkarlık, yetersizlik, öfke, nefret, üzüntü, utanç, rezil olma duygusu, değersizlik ya da sevilmediğini düşünme gibi olumsuz duygularla bir kabusa dönüşebilir.</p>
<p>Cinsellik insan doğasında yaradılışında vardır. Sağlıklı bir yaşam sürmek, dengeli bir ruh yapısına sahip olmak, sosyal ve iş yaşamında başarılı olmak, sağlıklı ve güven dolu bir cinsel yaşama sahip olmak konusunda bilinçli olmaya istekli olmakla sağlanabilir.</p>
<p>Uzun çalışma saatleri, kronik yorgunluk, iletişim problemleri, aile içi çatışmalar, geçmiş ya da dönemsel yaşanan travmalar gibi nedenlerle cinsel yaşamda bazı sorunlar yaşanabilir. Bunlar, cinsel isteksizlik, sertleşme sorunları, erken boşalma ya da vajinismus gibi sorunlar olabileceği gibi, bunların dışında da sorun yaşatan pek çok konu olabilir. Ya da cinsellikle beraber aile bütünlüğünü de tehdit edebilen sadakatsizlik, ilgisizlik, bireysellik, anlamsız beraberlik gibi pek çok konu cinsel sorunlara eşlik edebilir.</p>
<p><strong>Cinsel problemler, kadın ya da erkek olsun bir kişinin problemi değildir, çiftin problemidir.</strong> Aslında çiftler arasında cinsel işlev bozukluğu yoktur, cinsel uyum bozukluğu vardır. Bu nedenle çiftlerin problemin kaynağı olarak birbirlerini görmeleri doğru bir yaklaşım olmayacaktır. Hayatta birlikte yürümek isteyen, birbirine değer veren ve var olan sorununa çözüm aramak isteyen çiftlerin bir cinsel terapist ya da danışmandan problemleri daha da büyümeden ve ilişkileri daha fazla yara almadan yardım almaları gerekmektedir. Bazen çift olarak başvuramayacak olanlar da, bireysel olarak başvuru yaparak cinsel terapi ya da bilgilendirmeden fayda görmekte ve yol haritalarını oluşturabilmektedir.</p>
<p><strong>Cinsel işlev bozukluklarının tedavisinde multidisipliner bir yaklaşım geçerlidir.</strong> Danışanların gerekli görüldüğünde, kan tetkikleri, erkek için üroloji kadın için jinekoloji muayenesi, kulak burun boğaz ya da endokrin muayenesi yaptırılabilir. Bunların dışında cinsel terapi ile beraber psikiyatrik bir değerlendirme önerilebilir. Sonuç olarak, bu hazırlıklara da bir anlamda cinsel check-up denebilir. Gereken tüm parametreler tedaviye dahil edilerek olumlu bir sonuç etmek hedeflenir.</p>
<p><strong>Önemli olan şudur; cinsel yaşamınızda sizin ve eşinizin doyum sağlaması,</strong> rahatlaması, kendisinden ve sizden memnuniyet duyması önemlidir. Sağlıklı olan budur. Cinsel problemler altta yatan işlev bozucu ve geri dönüşü olmayan hastalıklar olmadığı sürece kader değildir. Çözümü vardır. Tek yapılması gereken bir cinsel terapist ya da danışmandan yardım almaya gönüllü olmaktır.</p>

		</div>
	</div>
		</div>
	</div>
</div></div></div>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
